Bütüncül Şifa

KIY’AMA

Anne.
Ben geldim.
Senin karnındayken çok güvende ve mutluydum. Bana olan sevgini çok net hissediyordum.
Yorgun görünüyorsun. Ama gözlerinden ne kadar mutlu ve tedirgin olduğunu anlayabiliyorum. Kendimi hala senin karnında gibi hissediyorum ellerim buruş buruş ama artık dünya hayatına bende giriş yaptım sanırım.Sende hala bedeninden ayrıldığımı kabullenmemiş gibisin. İkimizde bu sürece alışacağız anlaşılan.

Korkma anneciğim.
Bana çok iyi bakacağına koruyup kollayacağına en güzel şekilde eğiteceğine eminim. Allah senin ayakların altına cennet gizledi, kendi rahmet deryasından sana bir damla verdi.Senin fıtratında bu güç var zaten.Canım anneciğim iyi bir insan olmamı çok istiyorsun biliyorum ama sana bir sır vereyim mi?..ben seni taklit ederek öğreneceğim sen ve babam benim idolüm olacaksınız.

o zaman beni hazırla anne.. zorluklarını da göster bana hayatın yokluğu da yorgunluğu da.. hiçbir şeyi hazır verme bana anne, emek vermeyi, çabalamayı da öğret. Her başarımda ödüllendirme beni anne. Hayat ödülümü geciktirince pes etmek istemiyorum. Uyanmam gerekiyorsa uyandır. Kıy anne! Yapmam gereken her şeyde kıy! Kıy ki, sen olmadığında da ayakta kalabileyim. Masaya çarptığımda vurma masaya anne. Canımı acıtan her şeyi dövemem ki. Senin prensin ya da babamın prensesi olmadığımı bana gösterecekler anne. Yavrum de yeter. Senin sesin, kokun, dokunuşun; en önemlisi duan yeter anne. Karnımın aç kalmasından çok korkuyorsun, şimdiden çorbalar yoğurtlar hayal ediyorsun.. Ruhumu da aç bırakma; bana Rabbimi öğret, dinimi yaşat anne. Çünkü bunların eksikliğiyle kapı kapı deva aramak istemiyorum anne.

Yaz beni anne senin kitabın olacağım.

Zeynep Işık Büyükbay

Belki onun ağzından bunları duyamıyor olabilirsiniz, onun kaleminden hiç dökülmeyecek belki bu sözler ama bir evlat yetiştirmenin sorumluluğunu mutlaka siz de hissediyorsunuz omuzlarınızda… Onun bu mektubunda ilettiklerini gelin bir de madde madde sıralayalım, biraz daha açıklayalım isterseniz.

1- Bebekler Anne Karnında İken Dışarıda Olup Bitenleri Hissedebilir.
Yapılan araştırmalar anne karnındaki bebeklerin annenin stresinden, gündelik yaşamdaki rutinlerinden etkilendiğini göstermektedir. Nasıl ki aldığınız gıdalar bebeğinizin fiziksel olarak gelişimini sağlıyorsa, ruhsal ve psikolojik etkiler de bebekleri o derece etkiler. Bebeğin anne karnında kendini güvende ve mutlu hissetmesi önemlidir. Hayatınızda ne kadar sevgi olursa, bebeğinizde o kadar sevgi dolu olur.

2- Annelik size güç verir.
Cennet annelerin ayaklarının altındadır sözünün anlamı da işte tam burada yatar. Anne olmak demek, kendinden çok evladının canını düşünmek demektir. Allah, evladı için her türlü acıya katlanabilecek kadar güç verir annelere. Koruma içgüdüsü bir annenin en önemli gücüdür.

3- Çocuklar ailesinden görerek öğrenir.
Her çocuk öncelikle ailesinin içine doğar ve hayatı öğrenmeye ilk önce anne kucağında başlar. Bu sebeple çocuğumuzun iyi ahlaklı, dürüst ve huzurlu olmasını istiyorsak bunu önce kendi hayatımızda ve davranışlarımızla göstermeliyiz. Çünkü çocuklar ne görürse onu taklit ederek öğrenmeye başlar. Eşlerin birbiri arasındaki sevgi ve saygı, çocuğun hayata dair ilk izlenimlerini de sağlıklı bir şekilde almasına vesile olur. Sevgi dolu bir ortamda büyüyen bir çocuk, sevgi dolu bir çocuk olur.

4- Çocuklar pahalı kıyafetler, partiler, süsler değil, ilgi ve sevgi bekler.
Bir çocuğa değer vermek, ona pahada değerli hediyeler almak, en lüks kıyafetleri giydirmek, en gösterişli partileri yapmak değildir. Bir çocuğa değer vermek, ona ilgi göstermektir. Onun bir birey olduğunu, çizilmiş bir yolu olduğunu kabul etmek ve olduğu gibi sevmektir.

5- Çocuklarımızı hazıra alıştırmamalı; hayata hazırlamalıyız.
Her insanın hayatı yanlışlarla, doğrularla, inişlerle çıkışlarla doludur. Çocuğumuzun hayatında da tıpkı bizim hayatımızda olduğu gibi pek çok zorluk olacak. Onu bu zorluklara hazırlamalıyız. Biz onlara sürekli hazır verirsek, onlar emek vermeyi, çabalamayı nasıl öğrenebilirler? Her başarılarında bir ödülle karşılaşırlarsa, ileride hayat onların ödüllerini geciktirdiğinde bu haksızlığa uğrama duygusuyla nasıl başa çıkabilirler? Evet, onların üzülmesini istemeyiz; ama biz üzmesek de birileri, bir şeyler mutlaka onları üzecek; bunu bilmeliyiz.

6- Rabbini bilen, dinini yaşayan çocuklar…
Küçük yaşta Rabbini öğrenen, dinini yaşayan çocuk, kendini hiçbir zaman yalnız hissetmeyecek, başına bir dert geldiğinde bunun kendi tekamülü için Allah’ın bir lütfu olduğunu bilecek, başına güzel bir olay geldiğinde hamd olsun demeyi bilecektir. Hayat yolculuğunda her zaman ellerini kime açması gerektiğini bilerek büyüyecektir.

7- Çocuk kitap olmayı bekleyen boş bir sayfadır.
Tertemiz bir şekilde dünyaya gelen her çocuk, anne ve babası tarafından yazılmayı bekleyen bir kitaptır. O kitabın içine ne yazacağını bilmek ise anne ve babaların görevidir. Fakat asla unutmamalıyız ki, hayat kitabını yazarken yanlış sayfaları koparıp atamayız, kitaba baştan başlayamayız. O yüzden iyisi mi; biz her sayfanın, her kelimenin, hatta her bir harfin değerini bilelim…

2 thoughts on “KIY’AMA

  1. Halime banzaroğlu dedi ki:

    Çok güzeldi çok beğendim

  2. Zeliha Tunç dedi ki:

    Derin çok derin manalar , kalbimin en ücra köşesinde derinden hissediyorum. Ne olur kadın olmamın güzelliğini kutsallığını bilebilseydik.

    O minik hayatı taşımanın bilincinde olmayı Allah bütün annelere nasip etsin.

    Teşekkürler Zeynep hocam , siz ve sizin gibi insanlar için canla başla hizmet ruhuyla , aşkıyla yaşayan insanların çoğalması dileğiyle .
    Uzak diyarlardan Selam olsun .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir